Eksi Sözlük'ün o formata sikistirma muhabbeti söyleyeceklerimi astigi zaman, kafam bozuldugunda, heyecanlandigimda filan yazacagim buraya. Güncel olur bence, simdilik öyle geliyor. Zaman ne gösterir bilinmez elbet. 23468 milyar tane blogger arasinda bir tane de ben olayim, cok mu?
Ha bir de; sana puanim dokuz kanka!
Yeni cikan Apple ürünü Ipad'in bir tanesinde tam 4 adet ölü piksel bulundu. Yetkililer cevreyi koruma altina aldilar, ölü piksel sayisinin artmasindan endise ediliyor.
Yaklasik 2 gün önce kendisine ABD'den Ipad getirten Apple Fanboy'u Berk Dinc, gazetemize yaptigi aciklamada aleti kullandigi ilk dakikalarda 4 adet ölü pikseli farkettigini belirtti. Panik icinde Icisleri Bakanligi yetkililerini aradigini söyleyen Berk Dinc, bakanlikca kendisine cesitli talimatlar verildigini ve ilk soku o sekilde atlattigini anlatti.
Ölü piksel sayisinin artmasindan endise ediyoruz
Ülkeyi ve dünyayi sarsan bu ani gelisme sonrasinda Icisleri Bakanligi yetkilileri ile Savunma Bakanligi ve Ulasim Bakanligi yetkilileri olaganüstü bir toplanti düzenlediler. Toplanti cikisinda gazetemize konusan Ulasim Bakani basin sözcüsü; "bakanlik olarak ölü piksel sayisinin artmasindan endise ediyoruz, tüm Apple Fanboylari ve Apple sivil kuruluslari ile iletisim halindeyiz, Afet Koordinasyon Merkezlerimizde 25 adet Can,Pelin, Cemre ve Berk istihdam ettik, kendileri Fanboylar ile sürekli iletisim halindeler, gelismeleri anbean aktarip takip ediyorlar.
Böyle bir sey mümkün degil
Türkiye ile ABD arasindaki saat farkindan dolayi yaklasik 7 saat sonra haberi alan Amerikan halki da Apple Store'lar önünde gösteri yapmaya basladilar. Yanlarinda getirdikleri ipod touch ve shuffle'lari kiran göstericiler tepkilerini gösterdiler. Bu gelismeler üzerine aciklama yapan Apple Müdürü, "böyle bir sey olmasi mümkün degil, biz piksellerimize deger veririz, bizim icin tek bir pikselin bile degeri cok büyük. Firmamiz dahi batsa, tek bir piksele degismeyiz, bu hatanin sorumlularini en kisa sürede bulacagiz" seklinde konustu.
Kavga zamanlarinda kullaniliyordu bu. Cocugu birisi köseye cekiyor, cocugun arkadaslari da "noluyor lan noluyor" filan diye olaya müdahil olmak istiyor ve köseye ceken eleman "beyler bir sey yok konusuyoruz sadece" diyor. Sonunda kavga cikmaz genelde, konusurlar. Ya da tehditli bir sekilde biter parmak sallayarak uzaklasir adam filan.
"De siktir git la!" Yazinin konusu belli oldu bak, bunun üzerine "ayy onlar da hakli" filan diyecekler varsa yaziyi okumayabilirler. Karsimda böyle canli kanli bir sarkici bu sekilde gelip "yeaa albümleri alin da $eyolsun" filan derse kalbini kirarim onun he. Acik konusuyorum.
Demin Disko Krali'nde bir sarisin kari vardi, o diyor. Albüm yapiyoruz ama almiyonuuuz filan diye. Lan albümünde bir tane[rakamla 1, yaziyla "siktir" ] adam akilli sarki var zaten. Onun klibini de cek, oh mis. Sonra ben gidip albümünü alayim, osuruktan osuruktan kafiyelerle 12 tane sarki dinleyeyim. He mi?
Gören duyan da dünyanin en iyi albümünü yapmis, her sarkisi birbirinden güzel de biz almiyoruz filan zannedecek. Niye alayim la senin albümünü? Yapma madem, bu kadar sorunluysan. Teallam.
Fuat'in Boys Anilar'dan yumruk yedigi anlardan önce ya da ondan sonra söyledigi bir cümle. Gelecek nesillere kalsin. Ök-kee$ Söyledikten sonra seyircilerin kopmasi da ayri bir ilginc.
Ben evde kendi capimda „samimiyet testi“ yapmayi planliyordum. Misal, kalabalik bir ortamda gelip arkadan enseye tokat atarak “nabbbeaa lan?” diyen arkada$a 4 samimiyet puani veriyor, yaninda burnunu kari$tirirken bir yandan da sana bakarak gülümseyen arkada$a ise 6 samimiyet puani veriyordum. Bunlari böyle birbirlerine ekleyince kimin ne kadar samimi oldugunu, kiminle piknige gitmek gerektigini filan cikartiyordum. Sizin de gördügünüz gibi bos ve manyak bir adamim.
Hal böyleyken, hangi davrani$a kac puan vereyim, manyaklik sinirlarimi nereye kadar zorlayayim diye dü$ünürken “lise ti$örtü” geldi aklima. Bir samimiyet testi yapilacaksa onun icinde “lise ti$örtü” elbette ki yer almaliydi. Lise ti$örtünü bonus puan olarak koydum, testi yapanin topladigi puani 3 ile carpiyor lise ti$örtü.
“Lise ti$örtü” nedir diye soracak olan olursa “iyidir senden naber” diye cevaplarim. Noldu, cevabi begenmedin mi? Ben de soruyu begenmedim, ona napalim, illa gelip yüzüne mi vurayim soruyu, böyle ti$örtü islatip kö$esiyle suratina suratina mi vurayim iz birakmak icin? Bildigin, sirtinda mezun oldugun lisenin adi yazan ti$ört i$te. Bence her $eyi böyle aciklayarak bir yere varamayiz, insan kendisi de caba göstermeli biraz. Yani, yarin bir gün cikip “trembo sepenti kolo to fo” yazsam onu da mi aciklamak zorunda kalacagim? Eheh, yok yok öyle bir $ey yazarsam aciklarim, o acidan korkunuz olmasin da lise ti$örtünü de aciklatmayin bana artik. Benim okuyucu kitlem elit insanlardan olu$mali, lütfen, yapmayin bunu!
Peki konumuzla ne alakasi var lise ti$örtünün de sabahtan beri ceki$tire ceki$tire buraya getirmeye cali$iyorum mevzuyu? Bir insanin köklerine bagli, gecmi$ine deger veren samimi bir insan oldugunu, mezuniyetinin üzerinden 12 yil gecmesine ragmen hala evde yatarken, televizyon izlerken giydigi lise ti$örtünden anliyorum ben. Sirt kisminda mezun oldugu lisenin adinin 4’te 3’ü kaybolmus bir ti$örtü giyen adam benim gözümde degerlidir. [ misal, arkasinda “naci bekir limanoglu anadolu lisesi” yazarken, yipranma sonrasi “na..be..rl..a.n... an..oluli...si” olmus bir ti$ört] Hele hele sonradan aldigi kilolar nedeniyle bedeni bu ti$örte sigmadigi, bendini cigneyip a$mak istedigi halde israrla lise ti$örtü sevdasindan vazgecmeyen adam alnindan öpülmelidir. Fazla kilolari nedeniyle alnina yakla$amiyorsaniz da uzaktan “heh heh helal olsun ya” diyerek gecebilirsiniz.
Bu ti$örtü giyen adam dava adamidir, davasina baglidir. Bunu da, ti$örtü kaybetmemek ugruna annesine kar$i cani pahasina verdigi psikolojik sava$tan anliyoruz. Ti$örtlerin eskidigini gören her anne gibi, bu ti$örtün sahibinin annesi de zaman zaman sahibi yoklayarak “ver de yer bezi yapayim” der, alir dolabin ücra bir kösesine saklar ki o ti$ört orada unutulsun. Rusya’nin ve A.B.D’nin akil edemedigi soguk sava$ numaralarini o anne akil eder. Bu soguk sava$ annelerini bir araya toplasak, 3 saat beyin firtinasi yapmalarini saglasak hiper güc olur, $animiza $an katariz, dü$ün yani. [OKS anneleri de bunlardan sonra geliyor benim gözümde. Eheh, her tezin bir antitezi var ya, OKS anneleri de bu soguk sava$ annelerinin antitezi i$te. Ortaya cikan sentez bizi fezaya götürür.] Böyle bir stratejik carpi$madan dahi üstün cikabilen ve on yillar boyunca lise ti$örtünü heba olmaktan kurtaran bir ti$ört sahibini takdir etmeyelim, ona samimiyet testinde bonus vermeyelim de napalim?
Ama geli$en dünyanin ve modernizmin etkisiyle bu güzide varliklar da bir bir solmakta. [En kötü bitiri$ cümleleri diye bir kitap vardi, onun arasindan sectim bunu, eheh. Yoksa ben bu kadar kötü bir sonuc cümlesi yazacak adam miyim? Sonra demezler mi “vay efendim yazdigi yazinin sonunu baglayamiyor adam, gelip bir de lise ti$örtü, soguk sava$ filan bahsediyor” diye? Derler efendiler, kimsenin agzi torba degil ki büzesin. Yok neymis sonuc yazamiyormu$ da bilmemneymi$ de, birakin bu i$leri ya. Bak oradan ne geciyor? Oha, meteor mu o ya, BBC gecen gün altyazi gecmi$ meteor gelecek, bir ugrayip gidecek filan diye, o olsa gerek.]
Tiknot; Allah’tan bilimsel makale filan yazmiyoruz da millet kavram karmasasindan kafayi yemiyor. Dü$ünsene bu yazinin anahtar kelimelerini;” lise ti$örtü, soguk sava$, oks, meteor, modernizm... “ Cigir acardim bilim dünyasinda bu kavram dizini ile.
Hafiz, cok dertliyim bu konuda. Hep bana mi oluyor bilmiyorum da son zamanlarda bir sürü taniyamadigim insan 50 metre boyunca bana dogru siritarak yürüyor. O 50 metre nasil uzuyor, nasil bir fiziksel teoremi kanitliyorum orada bilmiyorum ama öldürüyor beni.
Lan taninmayan adam, kimsin sen? Her gün farkli maskeler giyip benim pesimden mi kosuyorsun lan? Niye tedirgin ediyorsun beni? Yine taniyamadim, kimdi acaba bu ya, ulan eski mahalleden mi acaba, üniversiteden mi bu, aa sey degil mi bu ya, Ercan, yok yok o degil! seklinde saykoluklar yaptiriyorsun bana?
O karsidan gelen taninmayan adamin verdigi tedirginligin üstüne bir de bilinmeyen binada isiga basma gerginligi var, onu bilirim. Bunlar son derece gerginlik yaratiyor üzerimde. Inanilmaz bir baski oluyor. Cektigi 17. sutu da kalenin 45 metre yukarisindan auta atmis bir Sabri Sarioglu ruh hali siniyor üzerime. O arada biri gelip "vah vah yazik lan emoya" dese döner hak veririm adama, Emo'lugun baslangici da zaten karsidan siritarak gelen taninmayan adamlarin piyasaya ilk cikis anina denk gelir. Bunlarin arasinda elbet bir korelasyon var, hicbir sey bos degil.
Hayir, sen beni tanidin diyelim, tamam, eyvallah da niye sokagin ortasinda sirita sirita geliyorsun lan bana dogru? Nedir yani, evrenin sirrini mi cözdün essek? Alti üstü daha önceden tanidigin birini gördün, ne bu mutluluk?